30 Ağustos tarihinde, Mersin Taşucu’ndan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) Girne’ye doğru yola çıkan 267 kişiyi taşıyan feribot, kıyıdan kısa bir süre sonra açık denizde batarak büyük bir felakete sahne oldu. 259 yolcu ve 8 mürettebatın bulunduğu bu seyrüsefer, deniz taşımacılığındaki güvenlik açıklarını, yaşlanan gemi filolarını ve denetim mekanizmalarını bir kez daha acı bir şekilde gözler önüne serdi.

​Facianın Seyri: Dakikalar İçinde Gelen Felaket

Edinilen bilgilere göre, toplamda 267 insanı taşıyan feribot Taşucu’ndan hareket ettikten sonra, kıyıdan yaklaşık 7 kilometre açıldığı sırada henüz belirlenemeyen bir nedenle su almaya başladı. Hızla su dolan deniz taşıtı, gerçekleştirilen manevra sırasında dengesini kaybederek yan yattı ve kısa süre içinde sulara gömüldü. Olay yerindeki arama-kurtarma çalışmaları ve sonrasında ulaşılan bulgular, facianın boyutunun büyüklüğünde insan unsurunun ve teknik yetersizliklerin büyük rol oynadığını ortaya koydu.

Hayatta Kalanların Dilinden: “İhmaller Zinciri Can Aldı”

Kazadan sağ kurtulmayı başaran yolcuların ifadeleri, felaketin adeta göz göre göre geldiğini kanıtlar nitelikte. Yolcuların aktardığına göre;

  • Kilitli Acil Çıkışlar: Acil durum esnasında tahliyeyi hızlandırması gereken acil çıkış kapılarının kilitli tutulduğu iddia edildi.
  • Ekipman Engeli: Can yeleklerine ve tahliye botlarına erişimde büyük zorluklar yaşandığı, kargaşa anında yolcuların yönlendirilmediği belirtildi.

Bu vahim iddialar, tahliye sürecinin ne kadar kısıtlı imkânlarla yürütüldüğünü ve olası bir can kaybı sayısının artmasında bu engellerin payını tartışmaya açtı.

Geminin Geçmişi ve Teknik Uysuzluk İddiaları

Kazaya karışan “Filojet” adlı geminin teknik geçmişi de soruşturmanın en kritik eksenini oluşturuyor:

  • Yaş ve Yapı Sorunu: Geminin 26 yaşında olduğu, açık deniz şartlarına tam anlamıyla uyum sağlayıp sağlamadığı sorgulanıyor.
  • Geçmişteki Reddedilişler: 2018 yılında birtakım teknik uygunsuzluklar nedeniyle belediye tarafından reddedildiği ve aslında açık deniz taşımacılığından ziyade göl taşımacılığına daha uygun bir yapı vasfına sahip olduğu iddiaları kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Hukuki Süreç ve Soruşturma

​Facianın ardından başlatılan adli soruşturma kapsamında; gemi kaptanı, ilgili mürettebat ve şirket yetkililerinin de aralarında bulunduğu toplam 9 kişi tutuklandı. Soruşturma derinleştikçe, gemi kaptanının ehliyet süresinin dolmuş olduğu ve belgenin başka bir ülkeye ait olduğuna dair iddialar da hukuki sürecin en sıcak başlıkları arasında yer alıyor.

Sonuç ve Beklenenler

​Şu an için enkazda bulunan kara kutu verileri, facianın kesin teknik nedenlerini ve son dakikalarda yaşanan arıza zincirini aydınlatmak üzere incelenmeyi bekliyor. Denizcilik sektöründe can ve mal güvenliğinin sağlanması adına bu davanın ve çıkacak kara kutu raporunun, gelecekteki denetimler için emsal teşkil etmesi bekleniyor.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir