Orta Doğu’daki sıcak çatışma alanları ile Güney Asya’nın kronikleşmiş sınır ihtilafları aynı diplomatik denklemde buluştu. Yemen merkezli Husi hareketinin Suudi Arabistan topraklarına ve stratejik noktalarına yönelik düzenlediği saldırılar, bölgedeki güvenlik mimarisini yeniden tartışmaya açtı. Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile imzaladığı Mekke Savunma Anlaşması, bir ülkeye yapılan saldırıyı tüm üyelere yapılmış sayan maddesi nedeniyle Ankara üzerindeki diplomatik takibi artırıyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “Sözümüzün eriyiz” çıkışı Türkiye’nin taahhütlerinin arkasında durduğunu gösterse de, ittifakın bir diğer ayağı olan Pakistan’ın Doğu ve Batı sınırlarında aynı anda tırmanan krizler dikkat çekiyor.
Doğu Cephesinde Misilleme: Pakistan’dan Afganistan’a Hava Harekatı
Mekke Anlaşması çerçevesinde gözlerin çevrildiği İslamabad, kendi sınır hatlarında ağır güvenlik krizleriyle boğuşuyor. Kohat ve Hangu bölgelerinde karakollara ve sivillere yönelik gerçekleşen ve 30 kişinin yaşamını yitirdiği kanlı eylemlerin ardından Pakistan Hava Kuvvetleri harekete geçti.

Savaş uçakları, Afganistan’ın Kunar vilayetinde belirlenen sığınak ve kampları bombaladı. İslamabad yönetimi 37 terör unsurunun etkisiz hale getirildiğini beyan ederken, Kabil yönetimi sivil kayıplar olduğunu öne sürerek bombardımana tepki gösterdi. Gerilimin arka planında ise Tehrik-i-Taliban Pakistan (TTP) unsurlarının sınır ötesindeki varlığı ve geçen yıl başlatılan *”Hayber Fırtınası Operasyonu”*ndan bu yana çözülemeyen terör altyapısı yatıyor.
Pekin’den Güvence: Çin Terörle Mücadelede İslamabad’ın Yanında
Afganistan sınırındaki bombardımanın ardından Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun aracılığıyla açıklama yapan Pekin yönetimi, küresel güvenliğin korunması adına Pakistan’a verilen sarsılmaz desteğin süreceğini ilan etti.

Hint Alt Kıtası Isınıyor: Şaksgam Vadisi ve Tarihsel İhtilaf
İslamabad’ın tek güvenlik sorunu Afganistan sınırı değil. Pakistan-Çin Sınır Ortak Komisyonu bünyesinde atılan yeni adımlar ve ikili iş birliği anlaşmaları, Yeni Delhi’de sert tepkiyle karşılandı.

Hindistan, 1947’deki bölünmeden bu yana Jammu ve Keşmir Prensliği’nin mirasçısı sıfatıyla hakkı olduğunu iddia ettiği Şaksgam Vadisi bölgesinde, Pakistan ile Çin arasında varılan sınır mutabakatlarının hukuki bir geçerliliği olmadığını savunuyor. 1948 BM ateşkesinden bu yana fiilen Pakistan kontrolünde bulunan dağlık bölge, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru ve bölgesel hakimiyet açısından kritik bir kavşak noktası niteliğinde.

Değerlendirme ve Analiz
Suudi Arabistan-Husi çatışması üzerinden Mekke Savunma Anlaşması tarafı olan Türkiye ve Pakistan adeta bölgesel bir diplomatik denklemin içine çekiliyor. Pakistan’ın hem Doğu’da Hindistan hem Batı’da Afganistan ile yaşadığı gerilimler, İttifak üyesi ülkelerin çok boyutlu güvenlik ve dış politika konularıyla eş zamanlı yüzleştiğini ortaya koyuyor.
Bir yanıt yazın