
ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşı yeni bir boyuta taşınırken, Washington’dan Türkiye’yi de yakından ilgilendiren dikkat çekici bir suçlama geldi.
Beyaz Saray tarafından yayımlanan yeni bir raporda, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 40’tan fazla ülkenin, Çin menşeli ürünlerin ABD’nin yüksek gümrük tarifelerinden kaçınmasına yardımcı olduğu öne sürüldü. Washington yönetimi bu yöntemi “usulsüz aktarma” olarak tanımlarken, ortaya çıkan ticaret ağını “gölge aktarma ağı” olarak nitelendirdi.
Rapora göre Çin’den çıkan bazı ürünler, nihai olarak ABD’ye ulaşmadan önce üçüncü ülkeler üzerinden geçiriliyor. Böylece ürünlerin menşeinin ve ticaret rotasının değiştirilerek daha düşük gümrük vergilerinden yararlanıldığı iddia ediliyor.
ABD’nin değerlendirmesinde bu yöntemle kaçırıldığı öne sürülen gümrük vergilerinin miktarının on milyarlarca dolara ulaşabileceği belirtiliyor. Raporda söz konusu ticaretin toplam değerine ilişkin tahminlerin ise 30 milyar dolar ile 300 milyar dolar arasında değiştiği aktarılıyor.
Türkiye ikinci kategoride
Washington’un hazırladığı sınıflandırmada Türkiye de dikkat çeken ülkeler arasında yer aldı.
Rapora göre Türkiye, Malezya ve Brezilya gibi ülkelerle birlikte Çin’le güçlü ticari bağlantıları bulunan ülkelerin yer aldığı ikinci kategoride gösterildi. Bu sınıflandırma, Türkiye’nin doğrudan “suçlu” ilan edildiği anlamına gelmekten ziyade, ABD yönetiminin Çin bağlantılı ticaret rotalarında riskli gördüğü ülkeler arasında değerlendirildiğini gösteriyor.
ABD Ticaret Danışmanı Peter Navarro ise bu uygulamaların Amerikan istihdamına ve devlet gelirlerine zarar verdiğini savundu.
Washington ayrıca bu tür ticaret hareketlerini tespit etmek için yapay zekâ destekli araçların kullanılacağını açıkladı. Çin tarafı ise ABD’nin ticaret politikalarına tepki göstererek ticaret savaşlarının kazananının olmayacağını savundu.
Türkiye açısından neden önemli?
Türkiye’nin ABD tarafından hazırlanan bu listede yer alması, yalnızca ticaret rakamları açısından değil, Ankara-Washington ekonomik ilişkileri açısından da önem taşıyor.
Çünkü ABD yönetiminin Çin ürünlerinin üçüncü ülkeler üzerinden kendi pazarına girişini daha sıkı denetlemeye başlaması, Türkiye üzerinden gerçekleştirilen ihracat ve yeniden ihracat işlemlerinin de daha fazla mercek altına alınabileceği anlamına geliyor.
Önümüzdeki dönemde Washington’un gümrük uygulamalarını nasıl şekillendireceği ve Türkiye’ye yönelik somut bir ticari tedbir alıp almayacağı yakından takip edilecek.
Şimdilik ortada bir ABD suçlaması var; Türkiye açısından asıl kritik soru ise bu suçlamanın ileride somut bir ticaret politikasına dönüşüp dönüşmeyeceği.
Bir yanıt yazın