Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF), Batı Trakya’daki Türk azınlığın müftü seçme hakkı ve dini kurumların statüsüne ilişkin ihlalleri Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyine taşıdı.

GÜMÜLCİNE / CENEVRE — İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyinin 63. olağan oturumunda, Batı Trakya Türk azınlığının yıllardır süregelen dini özerklik sorunları yazılı bir bildiriyle uluslararası kamuoyunun bilgisine sunuldu.

Uluslararası Antlaşmalar ve Dini Özerklik

ABTTF tarafından sunulan “Yunanistan’da Batı Trakya Türk Azınlığının Dini Özerkliğine Devam Eden Müdahale ve Din Özgürlüğü İhlalleri” başlıklı bildiride, azınlığın dini statüsünün ve müftülük haklarının 1913 Atina Antlaşması ile 1923 Lozan Barış Antlaşması kapsamında uluslararası güvence altında olduğuna dikkat çekildi.
​ Bildiride, bu tarihi antlaşmaların Batı Trakya Türk toplumuna kendi müftülerini seçme ve dini kurumlarını bağımsız bir şekilde yönetme hakkı tanıdığı bir kez daha vurgulandı.

Tarihi Dini Kurumlar ve Müftülük Seçimleri

Batı Trakya Türk azınlığı, 1985 yılına kadar kendi müftülerini serbestçe seçebiliyordu. Ancak 1991 yılında Yunanistan hükümeti tarafından yapılan yasal değişikliklerle birlikte müftülerin devlet tarafından atanmasına başlandı. Bu uygulama, bölge halkının kendi dini liderlerini seçme hakkını fiilen ortadan kaldırdı.
​ Son olarak 2022 yılında çıkarılan 4964 sayılı yasa ile müftülüklerin özerk statüsü değiştirilerek Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Bakanlığına bağlı kamu kurumlarına dönüştürüldü. Günümüzde İskeçe, Gümülcine ve Dimetoka gibi tarihi Türk yerleşimlerinde müftü atamaları ve vakıf idareleri doğrudan devlet kontrolü altında yürütülüyor.

Din Özgürlüğü ve Eşitlik İlkesi Vurgusu

Yunanistan’da diğer tanınmış dini toplulukların kendi liderlerini seçebilmesine rağmen, Batı Trakya Türk azınlığının dini kurumlarının devlet müdahalesi altında tutulması hem uluslararası hukuk hem de temel insan hakları açısından ciddi bir ihlal oluşturuyor.
​

ABTTF, bu haksız uygulamanın son bulmasını, din ve vicdan özgürlüğü ile eşitlik ilkeleri doğrultusunda Batı Trakya Türk toplumunun kendi seçtiği müftülerin görev yapmasına izin verilmesini talep ediyor.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir