Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, bu yıl da küresel krizlerin, sert polemiklerin ve tarihi konuşmaların adresi oldu. BM’nin kuruluş amacı olan diyalog ve diplomasi zemini, pek çok seansta yerini protestolara, sert atışmalara ve terk edilen salonlara bıraktı. Ancak New York’taki zirve, sadece Genel Kurul salonundaki gerilimle değil, aynı zamanda kulislerde yürütülen yoğun diplomasi trafiğiyle de öne çıktı.

Genel Kurul Salonunda Sert Rüzgarlar ve Gazze Gerilimi
Zirvenin en dikkat çekici anlarından biri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul kürsüsünden yaptığı konuşmaydı. Erdoğan, Gazze’de yaşanan insani dramı ve sivil kayıpları sert ifadelerle dile getirirken, İsrail heyeti konuşma sırasında salonu terk etti. Küresel yönetim sisteminin tıkandığını belirten Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi’nin yapısına yönelik tarihi “Dünya 5’ten büyüktür” vurgusunu yineleyerek kapsamlı bir reform çağrısında bulundu.

Sert ifadelerin adresi olan bir diğer konuşmayı ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yaptı. Hakkındaki soykırım iddialarını reddeden Netanyahu, konuşmasında Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan açıklamalarda bulundu. Türkiye cephesinden yanıt gecikmedi; İletişim Başkanlığı aracılığıyla yapılan açıklamada Netanyahu’nun ifadelerine sert tepki gösterildi.

BM Dışındaki Diplomasi: Türkevi’nde Kritik Görüşmeler
Genel Kurul salonundaki yüksek gerilimin aksine, BM binasının hemen karşısındaki Türkevi’nde diplomatik temaslar hız kesmeden devam etti. Zirve marjında gerçekleşen iki kritik başlık, bölgesel dengeler açısından tarihi önem taşıyordu:
- Ermenistan ile Normalleşme Adımları: Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan arasında gerçekleşen yüz yüze görüşme, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi sürecinde olumlu bir atmosfer yarattı. Görüşmede önkoşulsuz diyalog ve bölgesel barışın tesisi yönündeki kararlılık vurgulandı.

2. Irak ile Güvenlik Mutabakatı: Türkiye ve Irak heyetleri arasında varılan uzlaşı kapsamında, Başika’daki askeri üssün kademeli olarak Irak makamlarına devredilmesi ve terör örgütü PKK’ya karşı ortak mücadele mekanizmalarının işletilmesi kararlaştırıldı.
Sonuç
Bu yılki BM Zirvesi, küresel sistemin reform ihtiyacını bir kez daha gözler önüne sererken; Türkiye’nin hem küresel vicdanın sesi olma hem de yakın coğrafyasındaki sorunları diyalogla çözme iradesini ortaya koyduğu bir platform oldu.
Bir yanıt yazın