Konya’da veya herhangi bir yerde, isminde ‘dayanışma’, ‘kalkınma’ veya ‘hizmet’ geçen kaç dernek var, bilen var mı? Muhtemelen birçoğumuzun ya üyeliği var ya da kıyısından köşesinden bir selamı. Peki, bu yapıların kaçı gerçekten üyelerine, yani o tabelanın altına adını yazdıranlara hizmet ediyor?
Dışarıdan bakıldığında her şey nizami; genel kurullar yapılıyor, aidatlar toplanıyor, yönetici seçiliyor. Ancak işin mutfağına girdiğinizde durum değişiyor.
Sorgulanması Gerekenler:
Aidatların Serüveni: Toplanan paralar sadece resmi işlere mi harcanıyor, yoksa bazı isimlerin ‘temsil gideri’ adı altında kişisel ikballeri için mi kullanılıyor? Şeffaflık, bir derneğin sadece yıllık faaliyet raporunda yazan bir kelime değildir.
Koltuk Sevdası: Bir derneğe girerken ‘hizmet’ diyenler, koltuğa oturduktan sonra neden o koltuktan kalkmamak için her yolu denerler? Dernek yönetimi, kimsenin babasının malı veya ömürlük makamı değildir.
Üye Sessizliği: Asıl suçlu, bu gidişata ses çıkarmayan, ‘aman huzurumuz bozulmasın’ diyen üyelerdir. Bir derneğin asıl sahibi yönetim kurulu değil, genel kurulun kendisidir.
Sözün Özü:
Dernekçilik, birilerinin ego tatmin alanı veya iş takibi merkezi olmamalı. Eğer bir dernek, kuruluş amacından sapıp sadece bir grubun çıkarını gözetmeye başlamışsa, o tabela artık bir hizmetin değil, bir ‘tabela yönetiminin’ göstergesidir.
Kendi değerlerini kaybeden, üyelerini sadece aidat ödeyen birer ‘görevli’ gibi gören yapılar, vadesini doldurmuştur.
Sizin bu tip dernekler ile ilgi ne düşünüyorsunuz?
Bir yanıt yazın