​Son yılların en büyük finansal dolandırıcılık operasyonlarından birine imza atan güvenlik güçleri, Türkiye’yi operasyonel bir üs olarak kullanan uluslararası bir Forex şebekesini çökertti. Toplam 328 adrese eş zamanlı düzenlenen baskınlarda 44 çağrı merkezi/ofis kapatılırken, organizasyonun üyesi olduğu belirlenen 191 kişi gözaltına alındı.

Sanal İllüzyon: “Yatırım Yapıyoruz” Yalanı

​Şebekenin çalışma mekanizması, mağdurlara yüksek kazanç vaadiyle Forex piyasasında işlem yapıldığını hissettirmek üzerine kurulu. Ancak adli soruşturmalar, sistemde gerçek anlamda hiçbir piyasa veya yatırım işleminin gerçekleşmediğini ortaya koydu.


Yatırımcılara sunulan paneller tamamen manipüle edilebilir sahte yazılımlardan oluşuyor. Kullanıcılar ekranda sürekli kar ettiklerini görseler de paralarını çekmek istediklerinde gerçekle yüzleşiyorlar: Paralarını çekebilmek için “vergi”, “dosya masrafı” veya “ek ödeme” adı altında ikinci bir ödeme yapmaya zorlanarak mağduriyet katlanıyor.

Hedef Türkiye Değil, Dünya: Küresel Ağ

İncelemelere göre, şebekenin yönetim ve operasyon merkezi Türkiye’de yer almasına rağmen hedef kitlesi Türk vatandaşları değildi. Şebeke; Avrupa, Avustralya ve Afrika gibi dünyanın dört bir yanındaki yatırımcıları hedef aldı.
​ Türkiye’nin seçilme nedeni ise finansal pazar değil, operasyonel bir merkez olma potansiyeli. İsrail’de yasal düzenlemelerin sertleştirilmesiyle bu tür faaliyetleri yürütmekte zorlanan yapıların, operasyonel esneklik sağlamak amacıyla Türkiye’ye taşındığı tespit edildi.

Kurumsal Dolandırıcılık: Yalan Makineli ve Vardiyalı Sistem

​Organizasyon, sıradan bir dolandırıcılık çetesinin çok ötesinde, devasa bir şirket yapısında çalışıyordu. Ofislerde vardiyalı çalışan müşteri temsilcileri, takım liderleri, insan kaynakları (İK) ve kalite kontrol birimleri aktif olarak görev yapmaktaydı.
​Çağrı merkezi çalışanlarına ikna kabiliyetini artırmak amacıyla sahte hayat hikayeleri ve senaryolar yazdırıldığı, güvenilirliği denetlemek adına çalışanlara yalan makinesi (poligraf) testleri uygulandığı belirlendi. Ayrıca savcılık tespitlerine göre, organizasyonun üst kademesinde İsrail bağlantılı kişilerin yer aldığı ve operasyonel gizlilik amacıyla sistem içinde İbranice konuşmanın kesin olarak yasaklandığı kaydedildi.

Sonuç

Türkiye’de gerçekleştirilen bu dev operasyon, dijital finansal dolandırıcılığın ulaştığı küresel boyutları bir kez daha gözler önüne serdi. Sahte ekranlar, kurgulanmış hayatlar ve kurumsal bir hiyerarşiyle yürütülen bu sistem, polis ekiplerinin eş zamanlı baskınlarıyla tamamen sonlandırıldı.


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir