ABD, 2003 yılında Saddam Hüseyin rejimini devirmek amacıyla başlattığı askeri müdahaleden yirmi yılı aşkın bir süre sonra Irak’taki son muharip birliklerini de geri çekmeye hazırlanıyor. Bağdat ile Washington arasında varılan mutabakat uyarınca, ABD liderliğindeki koalisyon güçlerinin ülkedeki varlığı sona eriyor. Ancak bu tarihi adım, beraberinde hem derin bir bölgesel muhasebeyi hem de geleceğe dair ciddi belirsizlikleri getiriyor.

Bir Devrin Sonu: İşgalden Çekilmeye Uzanan Yol

2003 yılında “Irak’ı Özgürleştirme Operasyonu” adıyla başlayan askeri müdahale, yalnızca Irak’ın yönetimini değiştirmekle kalmadı; tüm Orta Doğu’nun jeopolitik dengelerini altüst etti. ABD Başkanı George W. Bush döneminde başlayan süreç; Barack Obama, Donald Trump ve Joe Biden yönetimleri boyunca farklı evrelerden geçti. 2011 yılında gerçekleşen ilk çekilme hamlesi, IŞİD’in bölgede hızla güç kazanması nedeniyle kısa sürmüş ve Amerikan birlikleri 2014’te Bağdat’ın çağrısıyla ülkeye geri dönmüştü.

Güvenlik Kaygıları ve ‘Risk’ Faktörü

Askeri çekilmenin resmi gerekçesi IŞİD’e karşı yürütülen koalisyon misyonunun tamamlanması olarak sunulsa da, güvenlik analistleri kararın arkasında yatan asıl etkenin artan güvenlik riskleri olduğuna dikkat çekiyor. Bölgede yükselen tansiyon ve ABD tesislerine yönelik hedefli saldırılar, az sayıdaki Amerikan askerini askeri bir avantaj olmaktan çıkarıp savunmasız birer hedefe dönüştürmüş durumda.

Mezhepsel Dengeler ve Aşırıcılık Hortlar mı?

Çekilme kararı, Irak içindeki hassas iç siyasi dengeleri de yeniden gündeme taşıyor. Geçmişte ABD’nin ayrılışı sonrası Bağdat’taki yönetimin Sünni kesimi siyasi süreçlerin dışına itmesi, radical grupların zemin kazanmasına yol açmıştı. Benzer bir senaryonun tekrarlanmasından endişe edilse de, Irak güvenlik güçlerinin geçmişe kıyasla çok daha tecrübeli ve donanımlı olduğu değerlendirmeleri yapılıyor.

“Hikayenin Bitişi Değil, Yeni Bir Sayfa”

ABD birliklerinin fiziksel olarak çekilmesi, Washington’ın Irak üzerindeki etkisinin tamamen bittiği anlamına gelmiyor. Irak ekonomisinin ABD Doları üzerinden yürütülen petrol satışlarına bağımlılığı, diplomatik misyonların büyüklüğü ve askeri eğitim iş birlikleri, ABD’nin bölgedeki varlığını farklı boyutlarda sürdüreceğini gösteriyor.

Uzmanların ortak görüşü ise net: Bu çekilme Irak için bir dönemin sonu olsa da, bölgesel aktörlerin ve iç dinamiklerin şekillendireceği yeni ve karmaşık bir sürecin başlangıcı.

Kaynak: BBC Türkçe


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir